3D (3 Boyutlu) Animasyon Filmler Nasıl Yapılır?

Bilgisayarsız animasyon teknikleri günümüzde halen kullanılmaya devam etse de gerek ortaya çıkan ürünün kalitesi gerek animasyon için harcanan zaman bakımından daha verimli olan bilgisayar destekli animasyon teknolojileri giderek yaygınlaşmakta. Elle çizilen resimlerin hareketlendirilmesi gibi daha geleneksel animasyon tekniklerinde bile işleri kolaylaştırdığı için tercih edilmeye başlanan bilgisayar teknolojisi, aynı zamanda animasyon dünyasına yeni bir pencere de açmış bulunmakta.

Bilgisayar teknolojisinin animasyon dünyasına getirdiği radikal yeniliklere değinmeden önce, daha geleneksel olan yöntemlere nasıl yardımcı olduğundan bahsedelim. 2D animasyon olarak adlandırabileceğimiz çizime dayalı animasyonlar artık kağıt kalem yerine dijital ortamda yapılan çizimler üzerinden de oluşturulabiliyor. Yapılan çizimlerin tekrardan fotoğraflanması kısmını ortadan kaldırarak büyük bir zaman tasarrufu sağlayan bilgisayar destekli animasyonlar çizim ve renklendirme aşamalarında sanatçıya getirdiği kolaylıklarla da sektörde yoğun olarak tercih ediliyor.

Ne kadar yetenekli olursa olsun, bir tasarımcı için animasyonun en zor kısımlarından biri, söz konusu figürün gerçekçi hareket etmesini sağlamak. Özellikle 3 boyutlu figürler ile yapılan animasyonlarda çok büyük emek ve yaratıcılık gerektiren bu konu, bilgisayarların yardımıyla artık daha basitleştirilmiş durumda. Gerçek dünyadaki bir figürle gerçekçi hareketler elde etmek ne kadar zorsa bilgisayar ortamında tasarlanmış bir figürü gerçekçi şekilde hareket ettirebilmek de bir o kadar zor. Bu soruna çözüm olarak geliştirilen animasyon tekniği ise “Motion Capture (hareket yakalama)” adı verilen bir teknoloji. Taklit edilmek istenen canlının üzerine yerleştirilen birçok sensörden alınan verinin işlenmesiyle birlikte oluşturulan hareketleri bilgisayar ortamında tasarlanmış bir figüre uygulamak olarak açıklayabileceğimiz bu teknik, günümüzde animasyon dünyasının olmazsa olmazlarından biri. Çocuklar için yapılan eğitici animasyonlardan, fantastik filmlerdeki dövüş sahnelerine kadar çok geniş bir uygulama alanına sahip bu animasyon tekniği, izlediğimiz filmlerdeki animasyonların gerçekçiliğinin altında yatan en büyük sır.

Gelişen bilgisayar teknolojisi ile birlikte animasyon dünyasında gelen en etkili yenilik ise CGI (Computer Generated Imagery) adı verilen teknik. Saruman’ın Isegard’ın ortasında yükselen bembeyaz kulesi, Game of Thrones evreninin Akgezenler’den koruyan devasa Duvar, World War Z’nin korkutucu zombileri veya Görevimiz Tehlike filminde havaya uçan bir bina gibi birçok sahne/karakter/obje’yi CGI teknolojisine borçluyuz. Tamamen bilgisayar ortamında hareketlendirilen nesnelerin genel adı da diyebileceğimiz CGI tekniği, her ne kadar gelişmiş bilgisayar donanımı ve üstün teknik bilgi gerektirse de günümüz sinemasının vazgeçilmezi haline gelmiş durumda.

Modern dünyanın kuklacılığı olarak düşünebileceğimiz CGI ile yapılabilecek şeylerin neredeyse sınırı yok. Hayal gücümüzün el verdiği her objeyi tasarlama ve hareketlendirme imkanını bizlere sunan CGI tekniği, gelişmiş bilgisayar donanımı ve bolca emek isteyen bir yöntem. Gerek karakter veya objelerin tasarımı, gerekse bunların hareketlendirilmesi oldukça emek isteyen işler olsa da gerçek hayatta yapılabilmesinin imkanı olmayan (örneğin Jurassic Park’ın o korkunç T-Rex’leri) şeyleri mümkün kılması sayesinde CGI tekniği, animasyon dünyasını kökünden değiştiren en büyük devrim.

CGI tekniğinin nasıl çalıştığına gelecek olursak ilk olarak yapılması gereken işlem çizim aşaması. Yaratmak istediğimiz obje veya karakterin çeşitli çizim programları ile ister 2 ister 3 boyutlu olarak çizilmesi ve bu çizimin istediğimiz gibi gözükmesi için dokulandırma gibi çeşitli işlemlerden geçmesiyle birlikte başlayan süreç, hareketlendirme aşamasıyla devam ediyor. İşin animasyon kısmına geçmeden önce yapılması gereken bir diğer işlem ise çizilen obje/karakterin hareket kapasitesini ve nasıl deforme olacağını belirleyen bir iskelet oluşturmak. At gövdesi ve insan vücudundan oluşan bir karakterin nasıl koşacağını veya büyük bir patlamayla yıkılan bir binanın ne sınırlar içerisinde çökeceğini belirleyen bu aşamadan sonra işin en çok emek isteyen kısmı olan hareketlendirmeye geçebiliriz.

Karakter çizildikten ve nasıl hareket edeceğini belirleyecek olan bir iskelet sistemi tasarlandıktan sonra işin animasyon sürecine başlayabiliyoruz. Öncelikle karakterin bir süreç içerisinde belirli noktalarda hangi pozisyonlarda olacağını belirleyen animatör daha sonra bu noktaların arasındaki boşlukları karakterin iskelet sistemine uygun bir şekilde her bir uzvu ayrı ayrı hareket ettirerek doldurur. Bu hareketlerin bir bütün olarak gerçekçi bir şekilde yapılması oldukça zor bir konu olduğundan animatörün deneyim ve gözlem yeteneği, animasyonun başarısı için hayati niteliktedir. Bu animasyon sürecini kolaylaştırmak adına daha önce bahsettiğimiz Motion Capture teknolojisi de kullanılabilir. Ancak mitolojik karakterler veya patlama efektleri gibi animasyonlarda animasyonun başarılı olması tamamen animatörün ellerinde olan bir durum.

Karakterin çizimi, iskelet tasarımı ve hareketlendirilmesi aşamaları sırasıyla yapıldıktan sonra ise geriye sahnenin gerçekliğini arttıracak ışıklandırma ve dokulandırma gibi işlemler kalıyor. Yine sanal ortamda oluşturulan ışık kaynaklarının sahne içerisinde konumlandırılması ve son bir dokulandırma işleminden sonra ise CGI tekniğinin son aşaması olan Render işlemine geçiş yapılır. Bu kısımda tamamen dijital olan ortamdaki sahnenin içine kamera fonksiyonları yerleştirilir ve hazırladığımız animasyon bu yerleştirdiğimiz kadrajlardan görüntülenir.

En güzel örneklerini Pixar filmlerinde görebileceğimiz CGI yönteminin yapımının ne kadar emek gerektiren bir iş olduğunu az da olsa anlayabilmişsinizdir. Shrek, Cars, Up! gibi tamamen CGI yöntemiyle hazırlanan filmlere baktığımızda ortaya çıkan sonucun güzelliğini, yapım aşamasında harcanan devasa emek ile birleştirdiğimizde animasyon dünyasının geldiği son noktayı daha net bir şekilde görmemiz mümkün oluyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir