Alışveriş ve E-Ticaretin tarihi!

Aranızda hala internet üzerinden alışveriş yapmamış olan kaldı mı? Hayır olamaz, olmamalı… Modern dünyanın sunduğu en büyük kolaylıklardan biri olan e-ticaret hayatımıza ilk girdiği günlerdeki “güvenilmez” imajından kurtuldu, hayatımızın önemli bir parçası haline geldi. Ancak bu eski, tatsız imajından sıyrılarak günümüze gelmesi hiç de kolay olmadı.

Alışveriş… Sözlüklerde “bir mal ya da hizmeti para karşılığı alma ve satma işi” olarak tanımlanıyor. Geçmişi neredeyse insanlığı tarihi kadar eski. Milyonlarca yıl önce alışveriş, ilk olarak takas yöntemiyle başladı. Çünkü daha ortada para diye bir şey yoktu. Alışveriş için insanlar ellerinde bulunan malları birbirleriyle takas ediyordu. Söz konusu malların değerinin belirli bir standardı olmadığından bu alışverişlerde muhtemelen inanılmaz pazarlıklar dönüyordu. Taa ki milattan önce 7. yüzyılda Lidyalıların parayı keşfetmelerine kadar da bu böyle sürdü. Artık her şeyin parasal bir değeri vardı ve insanlar bu malları belirli bir bedel karşılığı edinmeye başladı. Paranın keşfi, aynı zamanda dünya düzeninin değişiminde en önemli kilometre taşlarından biri oldu. Artık yeni bir dünya düzeni hakimdi. Yazımızın ana konusu olan alışverişin de en temel taşı elbette para. İnsanlar para edindikçe alışveriş yaptı, teknolojinin gelişimiyle birlikte alışkanlıklar değişiklik gösterdi, alışkanlıklar boyut değiştirdi. Dolayısıyla günümüzde hakimiyeti neredeyse ele geçiren elektronik ticaret için tahmin ettiğinizden de geriye gitmekte fayda var.

Alışveriş alışkanlıklarındaki değişimi yaratan ilk ve en önemli etkenlerden biri televizyonun keşfi oldu. Televizyonun icadı ve ilk ticari reklamların dönmesi kişilerde tüketim açlığını artırdı ve dolayısıyla para harcama, alışveriş yapma isteğini körükledi. İlk önce mahallelerindeki, çevrelerindeki dükkanlardan alışveriş yaptı insanlar. Sonra da alışveriş merkezlerinden, malı daha ucuza satan dev mağaza zincirlerinden…

Ve dünyanın düzenini değiştirmekte en paranın icadı kadar etkili olan internet. “Online” yani sanal dünyadan alışveriş de elbette internetin keşfiyle doğdu, filizlendi. İnternet ilk kez 1960’lı yılların sonunda ortaya çıktı. ABD Savunma Bakanlığı bünyesindeki ARPA (Deparment of Defense’s Advanced Research Project Agency – Gelişmiş Savunma Araştırmaları Projeleri Birimi) liderliğinde ortaya çıkan internet, kağıt üzerinde bir projeyken küçük bir ağ olan ARPANET olarak gerçekliğe kavuştu. Yani o zamanlar henüz internet kelimesi dahi yoktu ortada. Yine bu dönemde müşterilere ucuz alışveriş olanağı sağlamayı amaçlayan Wal-Mart, Kmart ve Target mağazaları açılmıştı. 1968ı yılında ilk nesil yazılım ve donanım programları tasarlandı. Yani alışverişin değiştirdiği boyut ve teknolojideki gelişim neredeyse aynı hızda ilerliyordu. 1969 yılına gelindiğinde mağazalar bilgisayarla tanıştı. Bilgisayar kullanmaya başlayan ilk mağaza Wal-Mart oldu. Diğer mağazalar da onu takip etti. Artık büyük markalar envanter takibi, arşivleme ve depolamayı bilgisayarlar yardımıyla yapıyordu. Raf raf dosya dönemi sona ermişti.

Kutsal İletişim Aracı E-Posta

Sıra elektronik ticaretin en önemli yapı taşlarından birinden olan e-postanın keşfindeydi. 1970’li yılların başında gittikçe gelişen ARPANET, bilim adamlarının bilgilerini hızlı bi şekilde paylaşabileceği bir ortam yarattı, bunu da e-posta olarak adlandırdı. Yeni sistem ilk önce bilim adamları sonra da diğer insanlar arasında ışık hızıyla yaygınlaştı. 1980’lere doğru gittikçe yaygınlaşan internetin ticari olarak nasıl kullanılabileceği üzerine kafa yorulmaya başlandı. Nitekim 1974 yılında Bolt, Beranek & Newman, ARPANET’in ilk ticari versiyonu olan Telenet‘i hizmete sundu. 1976 yılında Steve Jobs ve Steve Wozniak evlerinin garajında ilk Apple bilgisayarı üretti.

İnternet kelimesinin hayatımıza girmesi ise 1982 yılını buldu. Artık ARPANET yoktu, yerine internet gelmişti. Bu kelimenin insanlığın geleceğini değiştirecek boyuttaki önemini o zamanlar muhtemelen çok az insan biliyordu. 1985 yılında Microsoft halka açıldı ve Bill Gates 30 yaşında dünyanın en zengin insanı oldu. 1988 yılında internet artık iletişimin olmazsa olmazıydı. Ancan bu durum güvenlik problemini de ortaya çıkartmıştı çünkü hacker’lar da artık internet hayatının bir parçasıydı. 1 Kasım 1988’e “internet solucanı” olarak anılan kötü niyetli bir program, dünya çapındaki o sıralar sadece 60.000 adet olan internet kullanıcısının 6.000’inine zarar vermişti. 1989 yılında internet kullanıcı sayısı 100.000’e ulaşırken ticari amaçlı ilk e-posta da o yıl sahibinin mesaj kutusunda yerini buldu.

1991 yılında internet ve dolayısıyla e-ticaret dünyasında çok önemli bir gelişme oldu. İnternet üzerinde yayınlanan ve birbiriyle bağlantılı hiper-metin dokümanlarından oluşan bir bilgi sistemi olan “world wide web (www)” doğdu. Her birine web sayfası denilen bu bilgi sitemini hayatımıza sokan kişi CERN’de bir bilgisayar tasarımcısı olarak görev yapan Tim Berners-Lee idi. Artık herkes kendi internet sayfasını açabilecekti. Bu, alışveriş sitelerinin de önünü açan ilk adım oldu. 1994’te internet reklamları başladı. Hotwired’ın internet sitesinde 30 bin dolar karşılığında 12 hafta boyunca banner’lar yayınlandı; ilk “banner” yüde 44 oranında tıklanma oranı aldı.

Ve nihayet 1995 yılında Amazon‘un ilk kitap satışını gerçekleştirmesiyle e-ticaret doğdu. Artık internet kullanıcılarının önünde yepyeni bir dünya açılmıştı. Bu arada internet gittikçe yayılıyor, kullanıcıların sayısı bir çıp gibi büyüyordu. 1996 yılında dünyada, 150 ülkeden 10 milyon internet kullanıcısı vardı. İnternet üzerinden ticaret de büyük bir hız kazanmıştı. E-bay daha açılır açılmaz inanılmaz bir ticaret hacmin ulaşmıştı. İnternet üzerinden alışverişin hız kazanmasında, internet kullanıcısının da hızla artmasının payı çok büyüktü. Zira 1998’te internet kullanıcı sayısı 30 milyonu bulmuştu. Bir yıl sonra internet üzerinden alışveriş, en büyük markaların gelirlerini ikiye katlayarak 20 milyar dolara ulaşmıştı. Artık toplam alışverişin yüzde 59’u internet üzerinden yapılıyordu. İnternet kullanımının dünya çapında yayılması, e-posta ve arama motoru pazarlamasını ortaya çıkardı. Artık yeni popüler olmuş bloglarda bile ürün reklamları yer alıyordu. İnternet sayesinde, tüketiciler artık bir reklama tıklayarak istedikleri ürünü satın alabiliyorlardı. Banner’lar ve aniden sayfada belirlen reklamlar gittikçe yaygınlaştı. 1900’lerin ortalarında, 300 milyon dolar olan reklam harcalamaları, 2000’lerde üç katına çıkmıştı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir