Anonymous nedir, neyi hedefler ve nasıl çalışır?

Ortaya çıktığı intenret aktivizmi ve “hacktivizm” kavramları ile internet ve sosyal medyaya yeni bir boyut katan Anonymous‘u hepimiz Guy Fawkes maskelerinden tanıyoruz ancak bu sadece buz dağının görünen kısmı. Anonymous nedir, neyi hedefler ve nasıl çalışır gibi sorulara cevap aramaya çalışacağız.

“Asla Unutma, Asla Affetmez, Bizi Bekleyin”

İnternetin hayatlarımızda kapladığı alan her geçen gün artarken yeni kavramlar ve oluşumlarla tanışmaya devam ediyoruz. Sosyal medyanın insanlığa kazandırdığı hızlı iletişim ve organize olma yeteneği ile birlikte hayatlarımıza giren “internet aktivizmi” ve “hacktivizim” gibi kavramlar her ne kadar daha yaklaşık 10 yıl önce ortaya çıkmış olsa da, Arap Baharı, Occupy Hareketi ve WikiLeaks gibi dünya gündemini sarsan çeşitli olayların doğuşunda oldukça etkili oldu. Özellikle “hacktivizm” kavramını somutlayabilen en önemli oluşum ise Anonymous. Birçoğumuz Anonymous’u yaptıkları eylemlerden ve Guy Fawkes maskerlerinden az çok tanıyoruz fakat yaklaşık 10 yıl gibi kısa bir süre içinde internet kültürünü şekillendirmeyi başaran Anonymous, gerek organizasyon yapısı gerekse ortaya çıkışı ile daha önce örneği olmayan bir oluşum.

Anonymous’un amacı nedir?

Biz lejyonuz. Asla unutmaz, asla affetmeyiz. Bizi bekleyin” sloganıyla hayatlarımıza giren Anonymous’u bir kalıba sokmak aslında çok zor. İsteyen herkesin katılarak aktif bir rol oynayabileceği ve merkezsiz bir yönetim anlayışına sahip bu oluşum neyi amaçladığını tam olarak söyleyebilmek kendisine has doğası yüzünden çok da mümkün gibi gözükmese de Anonymous’u “her türlü sansüre ve baskıcı anlayışa karşı savaşan bir intenret hareketi” olarak özetleyebiliriz. Fakat Anonymous’u daha iyi anlayabilmek istiyorsak nasıl doğduğunu ve hangi eylemler ile kendilerinden bahsettirmeye başladığını incelememiz gerekiyor.

Anonymous nasıl doğmuştur ve hangi eylemleri yapmıştır?

Anonymous için yapılabilecek “internetin yaygınlaşması ile birlikte oluşmaya başlayan internet kültürünün bir yansıması” tanımı çok iddialı dursa da işin özünü en iyi anlatabilecek ifade. İnternetin kullanıcılara sağladığı anonim olarak paylaşım yapabilme imkanı aslında bugün Anonymous dediğimiz hareketin temellerini oluşturan en önemli nokta. Kimliksiz olmanın getirdiği özgürce konuşabildiği, üretebildiği ve tartışabildiği bir ortamın ürünü. Bu kültürün Anonymous’a evrildiği spesifik bir an aradığımızda ise bakmanız gereken nokta olarak karşımıza 4Chan çıkıyor.

Anonymous’un doğum yeri olarak gösterebileceğimiz 4Chan.org aslında internet kültürünün temelini oluşturan en önemli sitelerden birisi. Herkesin anonim olarak fotoğraf, video veya yazı paylaşarak konu açabildiği ve yine anonim olarak bu konulara yorum yapabildiği bir internet sitesi 2000’li yılların başında internet kültürünün temellerinin atıldığı yerlerden birisi. 4Chan’in sağladığı bu kimliksiz ortamda şekilenmeye başlayan Anonymous, ilk dönemlerinde 4Chan üzerinden anlaşarak çeşitli eylemler yapan bir grup olarak ortaya çıkıyor. İlk eylemlere baktığımızda, bunların gülmek amacıyla yapılan internet trollüğü dediğimiz eylemler olduğunu görüyoruz. Çok geniş bir yelpazede her türlü internet sitesine yapılan bu saldırıların politik bir amacı olduğunu veya iyi bir organizasyonun ürünü olduğunu söylemek pek mümkün olmasa da bu ilk saldırılar için Anonymous’u niteleyen ilk temeller diyebiliriz.

Modern Dünyanın Kahramanları mı Yoksa Amaçsız Bir Kalabalık mı?

Anonymous’un adını tüm dünyaya duyurduğu ilk büyük eylemi ise 2008 yılında gerçekleştirdikleri Project Chanology eylemi. Anonymous’un ilk büyük organizasyonu diyebileceğimiz bu eylemin başlamasına sebep olan olaylar Gawker adlı internet sitesinin Tom Cruise‘un Scientology Kilisesi‘ne bağlılığını ilan ettiği bir video yayınlamasıyla başlıyor. Söz konusu videonun yayınlanmasının hemen ardından Scientology Kilisesi’nin hak ihlali olduğu gerekçesiyle videonun kaldırılması için yasal yollara başvurması ile birlikte bu hareketin haber alma özgürlüğüne karşı yapılan bir sansür girişimi olduğunu düşünen Anonymous, Scientology Kilisesini hedef alan saldırılar gerçekleştirmeye başlıyor. Kilisenin yazıcı kartuşlarını hedef alan siyah faxlar yollamak, telefon hatlarını arayarak şakalar yapmak gibi kendine has “troll”ce saldırı yöntemlerinin yanı sıra kilisenin internet sitesilerine yapılan DDoS atakları ve ilk kez Operation Chanology ile ortaya çıkan “Low Orbit Ion Cannon” adı verilen ve serverlara TCP ve UDP paketleriyle saldıran oldukça etkili bir siber saldırı yöntemini de kullanan Anonymous uzun bir süre Scientology Kilisesi’nin iletişim kanallarını kullanılmaz durumda bırakmayı başarıyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir